Haydi el ele

Rotary kulübünün federasyon başkanı Haluk Ulusoy ile değerlerimiz hakkında bir röportaj gerçekleştirdik

Engellilerimizin yaşam koşullarını kolaylaştıralım çağrısına ilk olarak destek Sivil toplum örgütü ROTARY Kulübünden geldi

Rotary kulübünün federasyon başkanı Haluk Ulusoy ile değerlerimiz hakkında bir röportaj gerçekleştirdik

-Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İsmim Haluk Ulusoy. Uluslararası 2420 bölge diye adlandırılan bir ucu Edirne’de diğer ucu körfez bölgesinden Yalova’ya kadar uzanan İstanbul’un dahil olduğu bölge sınırlarındaki 73 tane Rotary klübünün bulunduğu federasyonun başkanıyım. 25 yıldır rotary derneğinin üyesiyim. Kocaeli’nde sanayiciyim, 2 çocuk babasıyım. İşletme fakültesi mezunuyum.

-Rotary vakfını bize kısaca nasıl anlatırsınız? İnternet sitenizde her şey çok açık ve güzel bir şekilde anlatılmış. Ancak biz bir de sizden dinleyelim.

Rotary Federasyonu ve Rotary Vakfı diye ikiye ayrılıyoruz. Rotary Vakfı uluslararası bir kuruluştur. Dünyada 200 den fazla ülke ve bölgede kurulu olan otuz altı bin kusur kulüpte bir milyon iki yüz bin Rotaryen’in bir araya gelip fonladığı, merkezi Chicago’da bulunan bir vakıftır. Vakfımız finansal boyutlarına gelirsek yıllık cirosu bir buçuk milyar dolar gibi bir rakkamdır.  Bill Gates Vakfı , Unicef ve Dünya Sağlık Örgütü gibiorganizasyonlarla işbirliği içerisindedir. Altı ana başlık altında hizmet hedefi koymuştur. Bunlardan birincisi, Barış ve Anlaşmazlıkların Çözümü, bir diğeri Anne ve Çocuk Sağlığı, biri Cehaletle Savaş biri Su ve Hijyen, biri Fakirlikle Mücadele ve Okur-Yazarlıktır. Bu ana başlıklar üzerinde ortaya konulan projeleri desteklemek için vardır. Rotary Klüpleri dünyanın her tarafında bu başlıklar altında projeler hazırlarlar.  Hazırladıkları projelere vakfımızda finansal olarak destek olup bunların gerçekleşmesini sağlar. Bugüne kadar örnek olsun diye söylüyorum; Uluslararası Rotary’nın ve Rotary Vakfının finanse ettiği en büyük proje dünyada çocuk felcinin yok edilmesiyle ilgilidir. Bu güne kadar dokuz milyar dolar harcanmıştır. Dünyada kökünü kazıyoruz çocuk felcinin.  Şuan sadece iki ülkede kaldı. Pakistan ve Afganistan’ın sınırında, birisi de Nijerya’nın kuzeyinde. O bölgelerdeki insanları aşılayamıyoruz onların bir takım kişisel sebeplerinden ötürü aşı olmak istemiyorlar. Tamamen batıl başka hiçbir sebebi yok. Onları da aşılamaya ikna etmek için o kabilelere o insanlara sözü geçecek her türlü kurumla birlikte işbirliği yapmak için büyük bir mücadele veriliyor. 2015’te dünyada çocuk felci mikrobunu dünyadan tamamen sileceğimizi düşünüyoruz.

   -Üyelerinize verdiğiniz isimler nelerdir? Peki sizin üyeleriniz kim? Onlar mı sizi buluyor, siz mi onları?

Üyelerimize Rotaryen deniliyor. Rotaractlar 18-30 yaş arası gençlerdir. Özge bu şöyle bir şey; bir kere bir teklif edilme esası var. Dolayısıyla dost ortamlarında konuşulması, bir arkadaşının bu derneklere üye olması elbette ilgiyi uyandırmak için bir sebep ama sivil toplumda biz kendimizi duyurmak için çalışıyoruz. Bu çalışmalardan etkilenip birlikte bizimle olmak isteyen insanlarda var. Telefon ediyorlar, mail atıyorlar. Artık bir şekilde ulaşıyorlar. Bizim bölgemizde iki bin küsür üyemiz var. Türkiye’de yedi bin küsür Rotaryen var. Dünyada da bir milyon iki yüz gibi bir sayımız var. Dünyanın en eski ve en büyük sivil toplum örgütüyüz. 109 yaşındayız. Türkiye’de de 60 yaşındayız.

 

-Pek çok projeniz ve etkinliğiniz var. Bu projelerin ortaya çıkışı nasıl oluyor? Yani, insanların istekleri doğrultusunda mı böyle bir işe kalkışıyorsunuz yoksa tamamen toplantılarınızda mı karar veriyorsunuz?

Bizim çalışmalarımız başkanlık olarak 1’er yıldır. Ve bu süre içerisinde bin tane proje gelir ve yönetim kurulu bunları değerlendirir. Herkes için faydalı, gerçeğe uygun, toplum yararına ve bu 6 ana başlığın içinde hangisi daha fazla yer tutuyorsa yönetim kurulu bunun desteklenmesine karar verir.

-Bildiğiniz gibi Haydi El ele engelliler için kurulmuş bir platform.  Öncelikle sizin engelliler ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Toplumu bilinçlendirmek ve onların yaşamlarını kolaylaştırmak adına neler yapılabilir?

Şimdi insanların yaşamlarını kolaylaştırmak  gerçekten çok zor , hatta dünyanın en zor şeyi. Bu özünde kişilerin yaradılışlarına da ters. Bizler kendimiz için yaratılmış varlıklarız bir başkası için değil. Biz sadece yavrumuzu korumaya endekslenmiş yaratıklarız. Ancak kendi güvenliğimizi sağlayıp ailemizin güvenliğini sağlayıp ondan sonra toplumun güvenliği için hareket edebiliriz. Güvenliği kastederken o şemsiyenin altındaki kastımı herhalde anlıyorsun her türlü yaşamsal ihtiyacı kast ediyorum ,  güvenlikten kastım sadece barında korunma değil. Dolayısıyla rotaryen olmanın birinci kuralı, mesleğinde temayüz etmiş imza yetkilisi haline gelmiş dolayısıyla toplum hizmetine vakit ayırabilir insanlar rotary’de  bir araya geliyor. Bu ne demek, kendi güvenliği sağlamış, ailesinin güvenliğini sağlamış artık toplumun güvenliği için çalışabilir olmuş. Şimdi engellilerin yaşamlarını değiştirmek çok büyük bir hedef.  Biz bu konuda ancak toplumu bilinçlendirip, engelli olan ulaşabildiğimiz arkadaşlarımızı da kendilerine güvenmeleri ve toplumun içerisinde yer almaları, yer alabileceklerini göstermek için çabamız var. Bununla ilgili de güzel bir proje başlattık bu sene. Bizim RYLA dediğimiz, açılımı ROTARY YARININ LİDERLERİNİ ARIYOR olan bir projemiz var. Üniversite seviyesindeki gençlere yönelik üniversite bitirmiş gençlere yönelik liderlik eğitimi. Aslında özgüven bilinçlendirmesi. Biz bunu bu sene engellilerle yapmaya başladık, adını da Engelsiz Ryla koyduk.  Müthiş sonuçlar çıkıyor. İlkini Yalova klübümüz yaptı. Silivri yaptı, Fenerbahçe yaptı. Yalova tabi ilkini yaptı 3 ay oldu dolayısıyla oradan gelen sonuçlar var elimizde en somut veriler. Bu organizasyona katılması için engelli dernekleriyle, Türkiye Sakatlar Federasyonuyla ortak çalıştık onlardan yardım istedik. Yardım istediğimiz konu şu; bu organizasyonlara katılmaya hevesli olan insanlara bunu duyurun. Sinop’tan bir kızımız geldi. Bu kızımızın yarısı yok biliyor musun? Hakikatten yok yani belden aşağısı yok kızın. Fakat benden büyük bir insan yani, kalbi o kadar büyük ki beyni o kadar büyük ki. Bir o kadarda güler yüzlü ve hayatın içinde. Benim dizim ağrıyor bir kat yukarı çıkmaya üşeniyorum. Sinop’tan kendi başına otobüse biniyor, Yalova’ya geliyor bu programa katılıyor. Kendi başına Sinop’a geri dönüyor. Ve müthiş bir aşama kaydedip hayatını değiştirme cesareti buluyor. Yani ben hakikaten 50 yaşını geçtim ve bu kadar büyük bir cesareti gösteremedim. Onları takdir duygularıyla seyrediyorum. Asla acıma değil. Hepsi aşağı yukarı facebook’ta arkadaşım oldu. Onları takip ediyoruz. Şimdi bir de takip ederken şunun da farkına varıyorsun. Senin benim gibi yaşıyorlar. Ben ne yapıyorsam onlar da onu yapıyorlar. Bunun bile farkına varmak aslında bir adım.  Bütün mesele vakit ayırıp insanlara dokunmak. Bütün mesele bu açıkçası.

 

- Toplumsal değerlere sahip çıkan projemizin, üniversite öğrencilerinin katılacağı bir makale yarışması düzenleyecek. Bu makalenin konusu farklılaşma olacak. Onlardan farklılaşmanın ne demek olduğunu öğreneceğiz. Örneğin: bir engelli diğer insanlara göre farklı mıdır? Bu sebepten dolayı toplumda ortaya çıkan durumların tartışılacağı bir makale yarışması olacak. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tür yarışmalar gençlerimizi daha bilinçli olmaya iter mi?

Valla benim toplumsal algımda okuma yok. Okumanın olmadığı yerde yazma hiç yok. Dolayısıyla şu bir yıllık görevim içerisinde dikkat ettiğim şey mümkün olduğunda kısa yazmak oldu ki kimsenin okumayacağını bildiğim için. 3 cümle belki okur ama 5 cümle okumaz. Makale yarışması çok güzel ama daha görsel bir şeyler daha fazla iş yapar diye düşünüyorum. Fotoğraf, video, instagram. Ne biliyim İnstagram yarışması açın. Bunu artık cep telefonlarında yaymak hepsinden kolay. Yani,  instagram da engellilerin engellerini çekelim. Ben şu anda spontane aklıma geleni söylüyorum. Katılım artar. Ama yaz deyince, biliyorsun halimizi.

-Eklemek istedikleriniz.

Ben vakit ayırdığın için toplum hizmetinde ki vakit nedir? Zaman kişilerin en kıymetli varlığıdır. Çünkü başına sen karar veremedin dünyaya gözlerini açtın, allah uzun sağlıklı ömürler versin ama kapatacağın zamanı da bilmiyorsun. Bilinmezliğin içinde en kıymetli varlığını başkalarını düşünerek harcadığın için sana teşekkür ediyorum. Yolun açık olsun başarılar dilerim.

facebookta paylaş