Haydi el ele

köklü bir cumhuriyetiz ama çok genç bir nesiliz. Yaşlanmayacakmış gibi düşünüyoruz.

Şişli’de bulunan Nezih Bakımeviyle bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu söyleşi de bakımevi ve huzurevi arasındaki farkları sorduk.

Şişli’de bulunan Nezih Bakımeviyle bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu söyleşi de bakımevi ve huzurevi arasındaki farkları sorduk. Yaşlılık kavramına toplumun bakış açısını Serkan Demirbaş şöyle özetledi; çok köklü bir cumhuriyetiz ama çok genç bir nesiliz. Yaşlanmayacakmış gibi düşünüyoruz. Ayrıca bir bakımevinden hizmet alabilmek için ne gibi şartların gerektiği ve orada yaşayan yaşlılarımızın hem bedenen hem de ruhen nasıl bakıldığını öğrenmek için kurumun İdari Müdürü Serkan Demirbaş ve İşletme Müdürü Derya Mutlutürk ile görüştük.

İnternet Sitesi: http://www.huzder.com/

 

İlk olarak sizi biraz tanıyalım. Bu kurumdaki göreviniz nedir? Ne tür faaliyetleriniz var?

Şişli nezih bakımevi işletme müdürüyüm. Buradaki yaşlılarımıza kişisel ve psikolojik olarak bir bakım sağlanmakta.  Günlük olarak bakımları hemşirelerimiz tarafından sağlanıyor.

Huzurevi tanımını yapar mısınız? Huzurevi ve bakımevi aynı anlamamı geliyor?

Huzurevinde genellikle kendi işini görebilen adli dengesi yerinde olan yaşlılarımız kalmakta. Suit otel gibi düşünebiliriz. Günlük ihtiyaçlarını karşılayabilen bireylerdir. Bakımevi, bakıma muhtaç olan kişilerin örneğin alzheimer, demans gibi hastalığı olan ve artık evde bakılamayacak durumda olan yaşlılarımız için biz hizmet vermekteyiz. Toplamda 48 yaşlımız burada bakım görmektedir.

Genel olarak burada işleyiş nasıl oluyor.?  Size nasıl ulaşıyorlar ve hastayı hangi şartlarda kabul ediyorsunuz?

Kurumumuza telefonla ulaşan da var. İnternet yoluyla ulaşan da… Yaşlılarının durumu hakkında bilgi veriyorlar, daha sonra bakılıp bakılamayacağını öğrenmek istiyorlar. Öncelikler bir sağlık raporu istiyoruz. Bulaşıcı hastalığı olup olmadığını öğrenmek için.  Ayrıca burada kalabilmek için adli dengesinin de yerinde olması gerekiyor. Bu şartlara uyuyorsa her türlü yaşlımızı kurumumuza kabul ediyoruz. 

Burada baktığınız hastalar engelli statüsüne giriyor mu?

Engelli hastalara da bakıyoruz. Engelli olan gençlerimizde burada bakım görmekte. Ayrıca Alzheimer, parkinson ve diğer özürlü statüsüne giren tüm hastalıklar engelli çatısı altına toplandı. Hepsi engellidir aslında. Kişiler kendi bakımlarını yapamadıkları için ve kendileri karar veremedikleri için onlarda bir engelli sayılıyor. Önceden kullandığımız özürlü, demans, yatalak dediğimiz tüm kavramlara engelli diyoruz artık.

Yaşlıların sağlık kontrolleri ile ilgili nasıl bir destek sağlanıyor? Psikolojik olarak bir desteğiniz var mı?

Bizim düzenli olarak gelip kontrolleri yapan bir kurum doktorumuz var. Ayrıca hemşirelerimizde 24 saat vardiyalı olarak işlerinin başındalar. Çok özel durumlarda ailenin de isteğiyle dışardan doktor ya da psikolog getirilebiliyor. Sosyal hizmet uzmanımız yaşlılarımıza yönelik çalışmalar yapar. Sosyal aktiviteler olarak…Gerek dışarıda gerek içeri de olsun, kişiye göre aktiviteler değişiyor. Mesela sinema gezilerimiz, sahilde bir yürüyüş olabiliyor. Kurum içerisinde beyin aktiviteleri için bilgi yarışmaları olur. Bulmaca çözme, örgü örme gibi aktiviteler diyebiliriz.

Toplumda “huzurevi” denilince bir önyargı söz konusu diyebilir miyiz? Ve sizce bu önyargıyı kırmak için neler yapılabilir?

Toplumda maalesef böyle bir önyargı var. Huzurevi ve bakımevi denilince akla yaşlıların bırakıldığı, terk edildiği düşüncesi geliyor. Ailelerde bize böyle geliyor. Bakamıyorum diye. Öncelik olarak huzur evleri yaşlılara bir ev ortamı sağlayabilmeli. Bir otel gibi olmamalı. Devletle bizim bir takım görüşmelerimiz oluyor. Bu ismi değiştirmek için, en basitinden yaşam evleri gibi. Artık ufak ufak adımlar atılıp, yaşlının burada sadece bakımına değil, sosyalliğe ve psikolojisine de özen gösterdiğimizi ispat etmemiz gerekiyor. Aslında toplumun bu bakış açısını şöyle de özetleyebiliriz;  çok köklü bir cumhuriyetiz ama çok genç bir nesiliz. Bundan 20 yıl önce bir Darülaceze vardı. Kimsesizlere de bakardı. Ama artık devlet bakıma muhtaç olan yaşlılarımızı huzurevine almıyor. Özellere yönlendiriyor. Kendi işini kendi görebilen yaşlıları yalnızca kabul ediyor.

Maddi olarak devletin size bir desteği var mı? Özel kişi ya da kurumlardan aldığınız bir bağış var mı?

Bakımevi olarak devletten aldığımız hiçbir destek yok. Devletin yönlendirdiği hastalara da bakıyoruz. Onların tüm masraflarını devlet karşılıyor onun dışında biz burada kalan yaşlılardan aldığımız aidatlarla bakımlarını karşılıyoruz. Özel olarak kimseden bağış almıyoruz. Bu biraz kısıtlanmış durumda ve kontrol altında. Yalnızca ailelerden gelen bağışları alabiliyoruz. Derneğimiz var ancak oradan aldığımız bir destek yok. Devlette kendimizi temsil edebilmek adına kurulmuş bir dernektir. Ahmet Demirbaşta dernek başkanımızdır. Devletin kira, ya da burada kalan yaşlının ücretinin bir kısmını ödemesi gibi bir şey söz konusu değil.

Burada yaşayan yaşlının Ssk’lı ya da Bağkur’lu olması herhangi bir şey değiştirir mi?

Eczaneden ilaçların ücretsiz alınması gibi faydaları var tabii.

Huzurevini ziyaret etmek isteyen insanların yapması gereken şey nedir? Örneğin randevu alması veya herhangi bir yerden izin alması gerekir mi? İstediği zaman ziyaret edebilir mi? Bilgi verir misiniz?

24 saat açık bir kurumuz. Herkes istediği zaman ziyaret edebilir. Herhangi bir izne gerek yok. Ama gelmeden önce telefon ederlerse bizde hazırlıklarımızı ona göre yaparız. Yaşlılarımızın banyo saatleri ve yemek saatleri var. Ona göre uygun bir saat söyleme imkanımız olur.

 Özel günlerde, (bayram, anneler-babalar günü, öğretmenler günü, yaşlılar haftası vs) kurumca yapmış olduğunuz çalışmalar ya da etkinlikler var mı? Varsa nelerdir?

Doğum günlerini de kutluyoruz. Etkinliklerimiz hep oluyor. Mini konserlerimiz oluyor. Öğretmenler gününde plaketlerimizi verdik. Yaşlıların sıkılmayacağı ya da üzülmeyeceği etkinlikler olmasına özen gösteriyoruz. Gelen ziyaretçilerin onlarla ilgilenmesi onları çok mutlu ediyor zaten bunu da yüz ifadelerinden anlıyorsunuz. 

facebookta paylaş
İlgili Konular