Haydi el ele

Kayıp çocuklar ve çocuk cinayetleri

Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı 2013 Raporu’na göre 2013 yılında Türkiye’de devlet eliyle ya da ihmalinden 633 çocuk ölmüş, iş kazaları nedeniyle ise 89 çocuk hayatını kaybetmiştir.

Kayıp çocuklar ve çocuk cinayetleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, içinde çocuklara yönelik tecavüz eylemine de yer verilen, ‘çocukların cinsel istismarı’ başlıklı 103. Maddesi çerçevesinde açılan dava sayısı2006 yılında 2 bin 414 iken, 2011 yılında 16 bin 827’ye yükselmiştir. Bu kapsamda açılan davalarda yüzde 697’lik bir artış söz konusudur. Uluslararası Çocuk Merkezi’nin verilerine göre ise Türkiye’de Ocak 2010 ile Kasım 2013 arasında 377 çocuk cinsel istismara uğramıştır. Resmi olmayan istatistikler ise Türkiye’de her 3 kız çocuğundan birinin ve her 5 erkek çocuğundan birinin cinsel istismara maruz kaldığını göstermektedir.”
Son günlerde çocukların maruz kaldığı şiddet olaylarına cinayetlerin de eklenmeye başlandığına dikkat çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı:
“2014 yılının başından bu yana 13 çocuğumuz ölü bulunmuştur. Bu çocuklardan 4’ünün ‘canice öldürüldüğü’ kesinleşirken, diğer çocuklardan 4’ünün bedeni havuz ve su kuyularında, 3’ü dağlık alanda, biri ise inşaatta bulunmuştur. Çocuk Hakları Merkezi’nin ‘Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı 2013 Raporu’na göre 2013 yılında Türkiye’de devlet eliyle ya da ihmalinden 633 çocuk ölmüş, iş kazaları nedeniyle ise 89 çocuk hayatını kaybetmiştir.
Öte yandan şu anda sadece Jandarma sorumluluğundaki bölgelerde 1449 çocuğumuzun kayıp olduğu belirtilmektedir.
Son 4 yıl içinde resmi kayıtlara geçen çocuk gelin rakamlarının ise 181 bine ulaştığı kaydedilmektedir.

İstismara uğrayan çocuğa sosyal destek şart

Çocuklara dönük gelişen suç davranışları ve buna mukabil verilen cezaların yeterliliği, adli sürecin işleyiş şekli tartışılmaktadır. Çocuğun uğradığı mağduriyetin yaşamına olan etkisini en aza indirecek şekilde bir yargı ve sosyal destek sisteminin olması zorunludur. Çocukların yaşadıkları ihmal ve/veya istismar durumu sonrasında aile desteği ile çocuğun almak zorunda olduğu sosyal ve profesyonel destek çocuğun yaşadığı travmatik duruma, yaşına, gelişimine, eğitim durumuna uygun olmalı.

Hergün çocuklara dair haberlerin manşet olduğu bir toplulukta ailelerin çocuklarına dair endişeleri elbette haklı gerekçelere dayandırılabilir. Ancak çocuğun çocukluğunu yaşamasına dahi engel oluşturacak türden ve tarzda koruma, engelleme ve güvenlik tedbirleri oluşturmak çocukta başkacan rahatsızlıkların oluşmasına sebep olabilecektir. Ailelerin ve ilgili devlet kurumlarının çocuklara dair koruyucu düzenlemeleri gereği kadar gerçekleştirmeleri çocuk sağlığı açısından zorunlu.

Aileler çocuklarını korumak için;

- Aileler çocuklarının kimler ile ne türden arkadaşlık kurmakta olduklarını bilmek ve kontrol etmek zorunda.

- Tamamen kontrol dışı olabilen internet ve özellikle sosyal medyadaki süreçlere, ilişkilere karşı dikkatli olunmalıdır. Çocukların sosyal medyada fiziksel olarak hiç bir yakınlığı olamayacak olan yabancılar ile kurdukları ilişkiler tehlikenin alarmı olmalı.

- Okul çağında olmayan çocukların uzun süreli olarak güvenilen bir yetişkin yada göz teması olmaksızın dış dünyaya terk edilmemesi gerekir.

- Okul çağına ulaşmış çocukların tehlikeli olabilecek durumlara ilişkin yaş ve gelişimleri göz önünde bulundurularak korkutmadan, bilgi verilerek tehlikeli kişilere ve davranışlara karşı dikkatli olması sağlanmalı.

- Çocuklar yaşlarına uygun şekilde vücutlarını tanımalı ve vücutlarının özelliklede bazı kısımlarının özel alanlar olduğunu, o alanlara dönük sözlü ve/veya fiziksel etkinin ne anlama geldiğini bilmeli.

- Anne ve babalar çocuklarının vücutlarında oluşması muhtemel olan morarma, kızarıklık vb. fiziksel bulguların nerede ve nasıl oluştuğunu bilmeleri hayati derecede önemli.

- Aileler her anlamda çocukları ile mükemmel bir iletişim kurmak zorundadırlar ki çocuklar yaşayabilecekleri olumsuz yaşantıları saklanmasınlar ve ayrıca her çocuk yetişkin ilgi ve sevgisine ihtiyaç duyar, bu ihtiyaç hali yakınları tarafından sağlanamıyorsa çocuk bu ihtiyacını karşılamak için farklı yollar deneyebilir ve bu deneyim muhtemel istismar olaylarına kapı aralamaktır.

- Çocukların korunması sadece ailelerin vazifesi olmayıp toplumda ki her bireyin ve devletin sorumluluğunda olup çocuklara dair kamu kurum ve kuruluşlarından haberdar olmak ve gerektiğinde ilgili kurumlar ile paylaşımlarda bulunmak gerekiyor.

facebookta paylaş
İlgili Konular