Haydi el ele

Kadına Yönelik Şiddet

5 yılda 802 kadın aile içi şiddet sonucu öldü

Kadına Yönelik Şiddet

Kadına şiddet, Türkiye'nin önemli sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Alınan önlemler şiddet verilerini azaltsa da, aile içi şiddet yüzünden her yıl yüzlerce kadın hayatını kaybediyor. Bu yıl 28 bin kadın, şiddete maruz kaldı. Son 5 yılda 802 kadın, aile içi şiddet sonucu yaşamını yitirdi. 4 bin 500'ü için de koruyucu ve önleyici tedbir alındı.
 

Kadına yönelik şiddet, kadının toplumdaki ikincil konumuna dayalı olarak kadına uygulanan her türlü şiddet eylemi ya da tehdidir.

AİLE İÇİNDE KADINA YÖNELİK ŞİDDET

Aile içinde meydana gelen, cinsiyete dayalı, kadın üzerinde baskı ve üstünlük kurmayı amaçlayan, tehdit, dayatma, kontrol içeren; psikolojik, cinsel, ekonomik, fiziksel zararla sonuçlanan, kadının insan haklarını ihlal eden her türlü eylemdir.

Aile içinde kadına yönelik şiddet, her yaştan, her öğrenim düzeyinden, her gelir düzeyinden, bekâr, boşanmış, evli, her ülkeden kadının gerçeğidir. Tüm dünyada kadınlara kocaları, babaları, erkek kardeşleri ya da sevgilileri tarafından şiddet uygulanmaktadır.. Aile içinde kadına uygulanan şiddet, gerek şiddet uygulayan gerek toplum ve kimi zaman da şiddete maruz kalan kadın tarafından meşru kabul edilmektedir. Ayrıca kadınlar yaşadıkları şiddetin sorumlusu olarak görülmekte, şiddetin hak edildiği inancı toplumda yaygın biçimde varlığını sürdürmektedir.

Aile içinde kadına yönelik şiddet en yaygın, buna rağmen en fazla göz ardı edilmiş insan hakkı ihlalidir. Aile içinde kadına yönelik şiddetin, şiddet uygulayan kişinin akıl veya ruh sağlığının bozuk olması, eğitim seviyesinin düşük olması, işsizlik, ekonomik sıkıntılar, stres, gibi bireysel faktörlerden kaynaklandığı görüşü yaygındır. Kimi durumlar için geçerli olsa da bu görüş, dünyadaki yaygınlığına bakıldığında aile içi şiddet olaylarının tümünü açıklayamamaktadır.

Aile içinde kadına yönelik şiddet, bireysel nedenlerden öte daha genel sistemlerle açıklanabilecek bir olgudur. Aile içi şiddet cinsiyet kökenlidir; yani temelini cinsiyetlerin toplumsal hayattaki eksik ve kusurlu yapılanışından alır. Buna göre erkeğin uyguladığı şiddete neden olan, erkeğin kadından daha üstün ve kadın üzerinde baskı kurmasının doğal bir hak olduğuna inanılmasıdır.

Aile İçinde Kadına Uygulanan Şiddeti Ortaya Çıkaran ve Pekiştiren Faktörler

Çok sayıda toplumsal faktör, aile içinde kadına uygulanan şiddeti ortaya çıkarmakta, meşrulaştırmakta ve pekiştirmektedir.

Ocak 2013 itibariyle, 50 binden fazla kadının eşlerine mahkeme kararı ile evden uzaklaştırma ve uyarı gibi önleyici tedbirlerle koruma sağlandı.

En fazla önleyici tedbir kararı İstanbul, Ankara ve İzmir'de alındı.

Mayıs 2013 yılı itibariyle, Türkiye genelinde şiddete uğradığı için polis korumasına alınan kadın sayısı 11 bini geçti.

Kadınlara en fazla polis koruması sağlanan ilk üç il ise Adana, İzmir ve Kayseri oldu.

Bilecik, Bolu, Kars, Kastamonu ve Siirt ise hiç koruma talebinin olmadığı kentler olarak kayda geçti.

Peki kadına karşı şiddetin önlenmesiyle ilgili kanun amacına ulaştı mı?

Kanunun yürürlüğe girdiği Mart 2012'den, Ocak 2013'e kadar geçen sürede kadına yönelik şiddet ve ölümlü vaka sayısında yüzde 5'lik bir azalma görüldü.

15 bin olayda, şiddet uygulayanların, elindeki silahları, güvenlik güçlerine teslim etmesi sağlandı. 

"Panik butonu" olarak bilinen sistemin Bursa ve Adana'daki pilot uygulaması da devam ediyor.

Adana'da verilen 41 güvenlik butonundan 16'sı, Bursa'da dağıtılan 36 güvenlik butonundan ise 22'si aktif olarak kullanılıyor.

2014'te pilot uygulama yapılan illerin sayısının artırılması planlanıyor.

kaynak:www.kadindayanismavakfi.org.tr

facebookta paylaş
İlgili Konular