Haydi el ele

İşkence , İnsanlık Dışı ve Onur Kırıcı Muamele ve Ceza Yasağı

Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

İşkence , İnsanlık Dışı ve Onur Kırıcı Muamele ve Ceza Yasağı

  • ANAYASA - Madde 17
  • Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
  • Sözleşmenin 3. , Anayasa’nın 17. Maddesinde düzenlenen bu yasak mutlak niteliktedir. Bu yasağa istisna getirilemez, bu kural olağanüstü hal, sıkıyönetim ya da savaş durumunda tamamen yahut kısmen askıya alınamaz. Bu madde uygulamasında, doğal olarak ne takdir marjı, ne güdülen amaç ve sağlanmak istenen yararlar arasında denge söz konusudur.
  • Sözleşmenin 3. maddesi, demokratik toplumun temel değerlerinden birini koruma altına almaktadır. Organize terör ve suçla mücadele gibi en zor koşullarda dahi Sözleşmenin ve 1 ve 4 nolu protokollerin maddi hükümlerinin çoğundan farklı olarak 3. madde istisna öngörmez; ulusun yaşamını tehdit eden olağanüstü durumlarda dahi yükümlülük sınırlaması yoluna gidilemez. 3. madde sözleşmenin sert çekirdeğinin parçasıdır. Bu madde her zaman her koşulda herkese uygulanır. Kaçırılan 11 yaşındaki kız çocuğunun hayatını kurtarmak için işkence tehdidinde bulunulan olayda Mahkeme, 3. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
  • Sözleşmenin 3. maddesi de Devletlere hem negatif hem de pozitif edimler yükler. Yani devletler 3. maddeyi ihlal eder nitelikteki fiilleri suç olarak düzenlemeli ve diğer önleyici tedbirleri almalı; böyle bir fiil işlendiğinde ise fail ister kamu görevlisi olsun isterse olmasın tarafsız ve etkili bir resmi soruşturma yapıp failler caydırıcı şekilde cezalandırmalıdır. Bir fiilin 3. maddenin ihlali sayılabilmesi için kötü muamelenin en az, ağırlık düzeyinde olması gereklidir, bu en az düzeyin belirlenmesi görecedir: muamelenin süresi, fiziksel ya da ruhsal etkileri ve bazı durumlarda mağdurun cinsiyeti, yaşı, sağlık durumu gibi koşullara bağlıdır. İşkence, devlet gücünü temsil eden bir kişi tarafından veya onun tahrikiyle, işkence görenin ya da üçüncü bir kişinin ifadesini ya da ikrarını etkilemek, onun tarafından gerçekten işlenmiş ya da işlenme ihtimali olan bir fiili cezalandırmak veya diğer kişileri korkutmak amacıyla yapılan ağır bedensel, ruhsal, zihinsel acı veya ıstırap veren hareketlerdir. İşkence, insanlık dışı muamele, onur kırıcı muamele arasındaki fark nitelik farkı değil, ağırlık ve yoğunluk farkıdır. Fiilin işkence, insanlık dışı muamele yahut onur kırıcı muamele kalıplarından hangisine uyduğu her olayın ve mağdurun kendine has durum ve özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir.
  • Mahkeme, Filistin askısı ve tecavüz gibi fiillerin işkenceden başka şekilde nitelendirilemeyeceği görüşündedir. Suç ve mahkeme tarafından verilen ceza arasındaki ağır orantısızlık 3. Maddenin ihlali olarak değerlendirilebilir. (Ör: İngiltere’de toplum için tehlikeli görülen suçlulara verilen süresiz hüküm cezası) Mahkeme, genç suçlulara uygulanan dayak cezasını 3. Maddeye aykırı bulmuştur.
  • Mahkeme, ölüm koridoru uygulaması (idam cezası mahkumlarının 6-8 yılı gibi idam mahkumları için ayrılan özel bir bölümde tecrit edilerek cezalarının infazını beklemeleri) bulunan ABD’ye suçlu iade eden İngiltere’yi 3. maddeyi ihlal ettiği gerekçesiyle mahkum etmiştir. Mahkemeye göre iade edildiği ülkede 3. Maddenin ihlali niteliğinde davranış ile karşılaşma konusunda ciddi tehdit altında bulunan kişinin iade edilmesi iade eden ülke bakımından 3. Maddenin ihlalini teşkil edecektir. Mahkemeye göre işlenmiş olan suç ne kadar ağır ve haince olursa olsun yahut söz konusu kişi bulunduğu ülkede ne türlü bir tehdit teşkil ediyor olursa olsun bir devletin bir kaçağı ya da suçluyu işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye maruz kalacağına dair somut tehdit altında olduğu diğer bir ülkeye bu durumu bilmesine rağmen iade etmesi 3. Maddenin ruh ve amacına aykırıdır.
  • Mahkeme, İngiltere bir dönem şüphelilere uygulanan 5 teknik metodunu (şüphelinin uzun süre duvara yaslanmış şekilde ayakta tutulması, sorgulama dışındaki sürede başına torba geçirilmesi, kuvvetli düdük sesi altında bekletilmesi, uyumasına engel olunması, az yiyecek ve içecek verilmesi) 3. Maddeye aykırı bulmuştur. Mahkemeye göre, özgürlüğünden mahrum kişi hakkında maddi güç kullanımı, şayet ilgili kişi davranışı ile bunu mutlak surette zorunlu kılmadıkça onur kırıcı muamele niteliğindedir. Soruşturmanın gerekleri ve özellikle teröre ilişkin hallerde suçla mücadelenin inkar edilemez zorlukları dahi kişilerin fiziksel bütünlüğüne tanınan korumanın sınırlanmasına yol açamaz.
  • Mahkemeye göre üzerinde kötü muamele izleri bulunan kişinin karakolda işkence gördüğü iddiasını etkili şekilde soruşturmamak 3. maddenin usuli ihlalini oluşturur. (Berktay/Türkiye, 1.3.2001) Sağlıklı olarak gözaltına alınan kişinin serbest bırakıldığında yara veya bereli olması halinde Hükümet bu durumu inandırıcı şekilde açıklayamazsa 3. Madde bağlamında sorumludur. (Altay/Türkiye, 22.5.2001)
  • Mahkeme, işkence / kötü muamele faili polis memurlarının alt sınırdan cezalandırılıp cezalarının ertelenmesini ve ayrıca disiplin cezası verilmemesini, yargılama fiilen cezasızlık ile sonuçlandığı, buna bağlı olarak ulusal düzeyde yürütülen ceza muhakemesi işlemleri başvurucunun haklarının ihlali için uygun bir giderim sağlamadığı için 3. Maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, köydeki evleri teröristlerce kullanımının önlenmesi amacıyla gözleri önünde yakılan Selçuk ve Asker davasında, her ne sebeple yapılırsa yapılsın bu eylemin onur kırıcı muamele yasağının ihlali niteliğinde olduğuna hükmetmiştir. (Selçuk ve Asker / Türkiye Davası) Mahkeme, oğlu gözaltında alındıktan sonra kaybolan ailenin resmi şikayet ve başvurularının resmi makamlarca ciddiyetle, samimi olarak incelenmemesinin ailenin acı ve sıkıntısı karşısında resmi görevlilerin sergilediği rahat tutumun kaybolan ya da ölen kişinin yakınları bakımından onur kırıcı muamele (3. Madde ihlali) olduğuna hükmetmiştir. (Kurt/Türkiye Davası, 25.5.1998) Mahkemeye göre ağır hasta ya da yaşlı olmak gibi gerekçeyle cezasının kaldırılmasını isteyen mahkumun cezasını kaldırmamak 3. Maddeyi aykırı değildir. Ama infaz süresince kendisine tıbbi yardım sağlanmalıdır. (Bonnechaux / İsviçre 5.12.1978) Ancak tutuklu ve mahkumlara gerekli, uygun tıbbi hizmeti sunmamak 3. Maddeye aykırılık olarak değerlendirilmiştir. Yine sağlık durumunun cezanın infazına olanak vermediği doktor raporu ile tespit edilmiş mahkumun cezasının infazında ısrar edilmesi 3. Maddenin ihlali olarak değerlendirilebilir. (Farbtuhus / Litvanya 2.12.2004)
  • Mahkeme, hücrelerin aşırı kalabalık olması, dış dünya ile iletişim olmaması, güneş ışığından faydalanılamaması, penceresiz ve havalandırmasız hücrede tutma, hücre arkadaşının önünde tuvalet yapmak zorunda olmak gibi durumları onur kırıcı ve küçük düşürücü muamele saymıştır. (Peers/Yunanistan, 19.4.2001)
facebookta paylaş
İlgili Konular