Haydi el ele

Engellilerimizin yaşam koşullarını kolaylaştıralım Çağrısına Turgay KIRAN'dan tam destek geldi

Engellilerimizin yaşam koşullarını kolaylaştıralım Çağrısına Turgay KIRAN'dan tam destek geldi

Engellilerimizin yaşam koşullarını kolaylaştıralım Çağrısına Turgay KIRAN'dan tam destek geldi

- Spor dünyası, eğlence hayatı ve hizmet sektörü gibi pek çok alanda faaliyetlere ve girişimlere imza atmışsınız, atıyorsunuz. Sizi biraz daha tanıyalım.

Turgay Kıran’ı tanımlamak zor aslına bakarsanız, çünkü geçmişe baktığınızda dolu bir özgeçmişim var. Ben bile şaşırıyorum zaman zaman neler yapmışım diye ama. Ben esasında kendimi bir turizmci olarak vasıflandırıyorum. 1972’den beri turizmle ilgileniyorum, bugün birkaç otelimiz var ama onun dışında tabi, insanlar biraz büyüdükçe yaşlandıkça başka işlere de el atıyorlar tabii. Bunları söylemekten pek hoşlanmam ama herkes beni turizmci olarak tanıyor. Bende bu görevimde devam ediyorum. Ama geçmişim bazen çok basit. Google baktığınız zaman artık her şeyi öğrenebiliyorsunuz. Bir şeyi daha ilave etmek isterim. Ben değerlerime ve tarihime sahip çıkan bir vatandaşım. Ama ilkem ben Atatürkçülük yolu. Dolayısıyla Atatürk ve Nutuk kitabı benim için çok önemli bir yer kapsıyor. Bunu her konuşmam da her yerde söylüyorum. Size de söyleyeyim.

 - Sağlıkla ilgili çalışmalarınız da var. Medilad Assist ortaklarınızla gerçekleştirdiğiniz “ Sağlıkta destek hizmet programı” projesi hakkında bilgi verir misiniz?

 Türkiye’de son yıllarda sağlık sektörü çok hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı. Dolayısıyla bizde sağlık sektöründen arkadaşlarımızla bir yapı kuraraktan bu sağlık sektörünü özel hastaneleri ucuzlatabilme ve hasta vatandaşlarımızı daha rahat bir şekilde tedavi ettirebilmek için çalışmalar yaptık. Hastane değil ama hastane statüsünde küçük laboratuvar küçük özel hastaneler gibi çalışmalarımız var. Türkiye’nin yaklaşık 30-33 ilinde var. Ne oluyor mesela, insanlar bir şeye sıkıldığı zaman ya da bir hastalık rahatsızlığı olduğu zaman hastane gitmiyorlar bizim evlerimize geliyorlar orada çok daha ucuza kontrol ediliyorlar. Ama ciddi bir şey varsa biz hastanelere yönlendiriyoruz. Özellikle özel sigorta kuruluşlarıyla anlaşmalarımız var. Engelli olan olmayan herkes faydalanabiliyor. Bu konu hakkındaki çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü biliyorsunuz biz Türkler sağlık konusunda hasta olduktan sonra kontrole gideriz. Halbuki Avrupa’da bu değişik. Kontrole gidiyorsunuz ve olası hastalıklarınız hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Hasta olmadan hastalığa mani olmanın yolunu araştırıyorlar. Bizde bir Fransız kuruluşlarıyla Türkiye’de bunun çalışmalarını yapıyoruz. Teşhis ve Tanı merkezleri kurulacak çok yakında. Her bireyimiz oradaki tanı ve teşhisle olası hastalıklarının önüne geçmek için bir çaba sarf ediyoruz. Sanıyorum 1-2 sene içerisinde de o merkezlerimizi Türkiye’de açacağız.

-Engelli çocukların(gençlerin) spor faaliyetleri için yeterli imkanları olduğunu düşünüyor musunuz? Yoksa eğer bu imkanları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapılabilir?

Türkiye’de 12 milyon genç insanımız var. İlköğretim çağında çocuklarımız var. Ama maalesef ki spor eğitimimiz ve spor kültürümüz çok gerilerde. Bu yüzden mekanlar konusunda da bir sıkıntımız var. Ama son zamanlardaki belediyeler ki ben çok başarılı buluyorum bu girişimlerini çok ciddi bir şekilde spor salonu açmaya çalıştılar ve başardılar da. Ve de bu engelli kardeşlerimizin yararına oldu. Bunu kutluyorum. Engelli kardeşlerimize daha çok tölerans tanımalı daha çok yardımcı olmalıyız. Özellikle genç kardeşlerimiz için bir şeyler yapılmalı. Mahalle aralarında küçük okullarımız var. Birkaç metrekarelik temiz hava alabileceği yerler var. Spor yapma şansları pek mümkün değil. Hâlbuki biz olimpiyatlara bile talip olma saçmalığına gidiyoruz. Bana çok saçma geliyor. Çünkü bir insanı yetiştirmek baştan başlıyor. 6 yaşından itibaren eğitmeye başlıyoruz, ama biz bu şartlarda nasıl eğitebilir ki? Türkiye, spor eğitimi ve kültüründe çok geride maalesef.

-Bodrumdaki butik otelinizin(La Maison) duvarlarında Bodrum Sağlık Vakfı bünyesindeki engelli çocukların yaptığı resimler asılıymış.  Bu çok ince ve düşünceli bir davranış. Diğer işletme sahiplerine bu konuyla ilgili teşvik edici ne gibi öneriler de bulunursunuz?

Biz oteli almaya gittiğimiz zaman benim 35 yıllık ortağım aynı zamanda Türkiye Skal Federasyonu Başkanı Deniz Anapa Hanım Bodrum’daki ilk işi Bodrum Engelli Vakfındaki genç çocuklarımızı ziyaret etmek olmuş. Kendisi çok duyarlıdır böyle konularda. Oradaki çocuklarımızın yapmış olduklarını seramik çalışmalarını çok beğenmiş. Ondan sonra bize dedi ki; bundan sonra duvarlarımıza herhangi bir tablo almayacağız. Bundan sonra bütün tablo çalışmalarımızı bu kardeşlerimizden alacağız. Tabi keyif aldık. Biz artık bundan sonra bir hediye bir ödül verirken bile kalkıp dışardan bir şey almıyoruz, bu kardeşlerimizin yapmış olduğu ürünlerden hediye ediyoruz. Çok da mutlu oluyorlar, alan da mutlu oluyor. Benim ofisimde de iki tane büyük değerli tablom vardır. İkisi de engelli kardeşlerimizin yaptığı çalışmalardır. Manevi değeri çok önemli. Güzel bir laf var; bugün engelli değiliz ama yarından garantimiz yok. Ama şuna da çok seviniyorum ciddi bir şekilde engelliler için çalışmalar var. Ama yeterli mi? Değil. Bir de her şey engellilere göre değil. Mesela otel yapıyoruz onlara göre bir tuvalet yapmıyoruz. Merdiven dahi yok. Bunlarda bizim ayıbımız. Halbuki yapabilir. Ama yapmıyoruz. Yine mesela yaptığımız otel projelerinde hiç aklımıza gelmiyor. Halbuki, Turizm Bakanlığının da bir şartı olmalı. Onun için Bodrum’daki genç engelli kardeşlerimizle vakit geçirmekten çok keyif alıyoruz. Ve ben her yerde de onları anlatıyoruz.

-Bildiğiniz gibi Haydi El ele engelliler için kurulmuş bir platform.  Öncelikle sizin engelliler ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? (yaşayışları hakkında, sağlık kurumlarındaki hakları hakkında)  Onlar için herhangi bir etkinlikte bulunmak ister misiniz?

Zor bir soru. Devletin engellilerle ilgili yaptırımları nelerdir çok fazla bir bilgim yok. Biz özel sektör olaraktan sadece yardım ediyoruz. Bir kere her şeyden evvel Milli Olimpiyat Komitesinde zamanında yöneticilik yaptığım için engelliler için olan Paralimpik Olimpiyat ile çalışmalarımız vardı. Türkiye çok gerilerde bu konuda. Sağlıklı insanla engelli arasındaki manevi değil ama fiziki anlamdaki engelin bilincinde olmak gerekir. Kolay mıdır değildir? Bunun içinde özel sektörün ve resmi sektörün çalışması lazım. Çok fazla bir bilgi sahibi olmadığım için fazla ahkam kesmeyeyim.

- Toplumsal değerlere sahip çıkan projemizin, üniversite öğrencilerinin katılacağı bir makale yarışması düzenleyecek. Bu makalenin konusu farklılaşma olacak. Onlardan farklılaşmanın ne demek olduğunu öğreneceğiz. Örneğin: bir engelli diğer insanlara göre farklı mıdır? Bu sebepten dolayı toplumda ortaya çıkan durumların tartışılacağı bir makale yarışması olacak. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tür yarışmalar gençlerimizi daha bilinçli olmaya iter mi?

Şimdi tabi genç derken yaşları da önemli. Üniversitedeki kardeşlerimiz artık belli bir bilince sahip olmuş artı hani kadayıfın üstüne kaymak atarız ya o haldeler dolayısıyla o kaymak çok önemli. Bu yüzden iyi anlatmamız ve iyi yönetmemiz lazım. Makale çok ciddi olabilir ama ben dahil geçen bir üniversiteye konuk oldum orada hızlı para kazanmayı ve hızlı zengin olmayı esprili bir şekilde anlatıyorum. Sizlerin de makalelerinizde esprili bir şekilde bunlara yer vermeniz lazım. Yoksa ders verirmiş gibi olmuyor. Mecburen esprili olsun ki gençler yazarken keyif alsın. Makale yazmak belki çok sevimli gelmeyebilir.

-Eklemek istedikleriniz.

Zor bir konu engellilere yardım etmek konusu. Hem maddi hem manevi. Bunların ikisini birleştirmek gerçekten zor bir iş. Yani, parayı vermek kolay. Ama kutlarım gençsiniz uğraşıyorsunuz. Bizde maddi manevi her konuda yardımcı olmaya hazırız. Geceler yapın. Dikkat çekin. Maddi olarak da yardım olur. 

facebookta paylaş