Haydi el ele

Bir engelli annesinin yaşadıklarıyla ilgili kısa bir söyleşi gerçekleştirdik

Yasemin Hanım hem karşılaştığı zorlukları hem de toplumdaki insanların yapması gerekenler hakkında bize çok değerli şeyler söyledi. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Yasemin Budur(45) malulen emekliye ayrılmış fedakar engelli annelerimizden sadece biri. Oğlu Burak(25) ve annesiyle birlikte İstanbul- Bostancı’da yaşıyor. Bir engelli annesinin yaşadıklarıyla ilgili kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Yasemin Hanım hem karşılaştığı zorlukları hem de toplumdaki insanların yapması gerekenler hakkında bize çok değerli şeyler söyledi. Kendisine teşekkür ediyoruz.

-Öncelikle sizi biraz tanıyalım.

45 yaşındayım. 24 mentol motor gelişme geriliği olan bir oğlum var. İsmi Burak. Burak, yürüyemiyor. 10- 15 tane kelimemiz var, konuşması yok.  Süreci şöyle anlatabilirim. Burak ilk doğduğunda mikrop kaptı. 3 günlükken öleceği söylenmişti. Biz yaklaşık 2 hafta kuvezde kaldı. Sonra kalbinin delik olduğu anlaşıldı. Uzun tedaviler ve yıpratıcı tedaviler gördü. Burağa 1 aylık ömür biçmişlerdi. Daha sonra ameliyata alındı. Burak 1 yaşındayken biz hastaneden çıktık. 13 aylıkken nöroloji doktoruna gittiğimizde Burak’ın 7 aylık bir bebeğin yaptıklarını yapabildiğini söyledi.  Bizi Spastik Çocuklar Merkezine göndermişti. Çünkü Burak doğduğu zaman bu kadar çok rehabilitasyon merkezi yoktu. Oradaki fizyoterapistte, bu çocuk her şeyi yapabilir ancak yapmak istemiyor, reddediyor dedi. Hastanede devamlı eline serum bağlanıyordu, kan alınıyordu.  Ve bu yüzden ellerini kullanmayı reddediyor ve devamlı bizden de ellerini saklıyor. Çok sinirliydi ve güven duygusu hiç yoktu. Zar zor emeklemeye başladığında önce koltuktan inerken yeri yoklardı. Halıdan parkeye geçerken doku farkını hissedebilmek için yoklardı. Güven duygumuz hala bizde en büyük sorun. Sanırım ilk bir yılımız hastanede geçtiği için beyin onu silemiyor maalesef. Bu şekilde devam etmeye çalışıyoruz.

-Burak ne gibi eğitimler aldı?

Burak 13 aylıkken doktorlar bir takım çalışmaları evde yapmamı söylediler. Balon şişiriyorduk, renkleri öğreniyorduk. Anne- Baba resimlerini kartona yapıştırmıştık. Sosis yastığımız vardı emekleyebilmesi için. Sonra Burak 2 yaşındayken yürütecinde denge kurabildiğini fark etti, yürüdü. Ondan sonra ben onu iki buçuk yaşındayken normal çocuklarla bir arada olabilmesi için evimizin karşısındaki kreşe götürdüm. Ama oradaki yönetici bana; ailelerin kabul etmeyeceğini günde 2 saatte olsa çocuğumu kabul edemeyeceğini söyledi aileler kıyameti koparır dedi. Ve Burak’ı kabul etmediler. Metin Sabancı Spastik Çocuklar Vakfı açılmadan önce Acıbadem’de Erol Sabancı Vakfı  vardı. Burak o dönem yürüdüğü için bizi başka bir yere yönlendirdiler. Başka kurumlar bulmaya çalıştım. Burak orada bireysel eğitimlere gitmeye başladı haftada 1 gün.  Oraya yaklaşık 1 sene gitti. Bu sırada 3 yaşındaydı. Her gün çay bahçesine, parka götürüyordum.

- O zamana bakarsak hem çalışan bir anne hem de engelli bir çocuk annesi olarak sokakta ve kurumlarda karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Çok fazla gerçekten. Burak’ı bir gün eğitime götürüyordum.  Taksicinin biri arabayı durdurdu; Abla o çocuk niye öyle yürüyor ayaklarında ne var onun o çocuğun dedi. Bir yere girdiğimizde bütün bakışlar üzerimize çevriliyor. Burak alkış yaptığında ses çıkardığında bütün insanlar bize bakıyor. Öyle olunca da Burak sinirleniyor. Çünkü anlıyor. Minibüse binemiyorum zaten Burak yürüyemiyor. Her yerde aynı sıkıntıyı yaşıyorum. Arabam olmadığı dönemde Burak’ta daha küçük ve hafif olduğu için minibüsle gidip geliyordum. Ama evi seven bir çocuk değil. Sürekli gezmek dolaşmak istiyor. Hala da aynı. Taksiyle bir yere gidip geldiğimizde taksiden inmiyordu. İkimiz birden çok yere düştük.

-Evde bakım aylığı alıyor musunuz? Nerelere hangi belgelerle başvurdunuz?

Alıyorum. Evde bakım aylığı için önce internetten belgelere baktım. Hangi belgeler gereklidir diye. Sonra Maltepe Kaymakamlığına gittim. Devlet hastanesinden alınmış bir rapor gerekiyor. O raporla birlikte ve çocuk büyükse bir vasi kararı gerekiyor. Kişinin kendi başvuracaksa o ayrı. Burak, zihinsel engelli olduğu için ben vasi kararını da götürdüm.

-Sizce toplumdaki insanların bakış açısını değiştirmek ya da daha anlayışlı olmasını sağlamak için devletin yapması gereken nedir? Ailelerin çocuklarını bilinçlendirmeleri bakış açısını değiştir mi?

Ailelerin çocuklarına öğretmesi gerekir. Ama bakış açısından önce engellileri sokağa çıkabilir hale getirmek gerekiyor. Devlet, kamu spotları yapıyor. O kamu spotlarında çeşitli engelli grupları tanıtılabilir. Doktorların ve kamu kurumlarındaki personelin otizmliye nasıl davranması gerektiğini bilmesi gerekiyor. Bunun için zihinsel engelliye yaklaşım dersleri ya da seminerleri verilebilir.

facebookta paylaş
İlgili Konular